“Çağ” kelimesini daha ilkokul yıllarında duymuştuk. Sınıfımızın bir duvarında boydan boya uzanmış çeşitli renklerle boyalı “Zaman Şeridi”; Tarih Öncesi Dönem, İlkçağ, Ortaçağ, Yeniçağ ve Yakınçağ başlıklarını taşıyan dilimlere bölünmüştü. O yaşlarda çok fazla önemsemeden ezberlediğimiz bu kelimeler aslında Batı dünyasının medeniyet dönemlerinin adlarıdır. Sadece Batı, yani önce Yunan, sonra Roma ve en sonra ise Avrupa [...]
Bir süre önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün özel uçağıyla Bitlis’ten Ahlat’a uzanan Doğu’ya açılım gezisine katılmıştım.
Sayın Gül, Bediüzzaman’ın da eğitim gördüğü medreseleriyle ünlü ilçeye “Güroymak” değil de “Norşin” deyince halktan nasıl büyük bir coşku ve sıcaklık tüttüğünü görmemek mümkün değildi.
Tabii bu açılımdan rahatsız olanlar da vardı. Vay efendim sıra İstanbul’a “Konstantinopolis” demeye gelmiştir filan. Şimdi de, [...]
Kur’ân-ı Kerim, hür erkeklerin cariyelerle nikâh yaparak evlenmelerini, Müslüman hür kadınlarla ile evlenebilme gücü ve imkânı bulunmama şartına bağlamaktadır. Bu şart gerçekleşmesi halinde de, ayrıca cariyelerin Müslüman veya ehl-i kitap olmaları şartı aranmaktadır. Hanefi hukukçular, hür bir erkeğin câriye ile evlenebilmesi için, hür bir kadınla evlenmeye imkânının bulunmamasını, aksi takdirde evlenmenin gayr-ı sahih ve bazılarına [...]
Tarih bilgimiz büyük ölçüde söylentilere dayanıyor.
Günümüzde bile sözlü (şifahi) kültürün varlığını koruduğuna dair en güçlü kanıtlardan biri, bunca tarih kitabı basılmasına rağmen insanların yine de kulaktan dolma bilgilerle (şimdi bir de internetteki ‘gözden dolma’ bilgiler eklendi buna) idare etmesidir.
Mesela Atatürk’ün Osmanlı padişahlarını daima kötülediği, onları alçaklık, beceriksizlik, hatta hainlikle suçlayarak yeni neslin gözünden düşürmeye çalıştığını [...]
15 Mart 2009 günü “Haber Türk”ün sürmanşetini görenler gözlerine inanamamış olmalı. Haberde Abdülhamid’in Siyonistlerle vatan pazarlığı yaptığı belirtiliyor, Osmanlıca bir ‘belge’nin eşliğinde “Abdülhamid’in adı etrafındaki bir efsane de son buldu.” deniliyordu.
Gülüp geçtim, zira yeni hiçbir şey yoktu. Hem orada anlatılanları 22 Şubat 2009′da bu köşede yazmıştım hem de bütün uğraşmalarıma rağmen yazıda “Abdülhamid efsanesi”ni bitiren [...]
Bu soru çokça sorulmaktadır. Ancak bu sorunun cevaplandırılacağı en güzel yer, II. Osman meselesidir. Zira II. Osman’ın katli olayında bu sorunun cevabı da verilmiştir. Evvela haccın farz olmasının şartlarını özetleyelim: Müslüman olmak; akıllı olmak; ergen olmak; hac yolu için hem gıda ve hem de yol masraflarını karşılayabilecek kadar zengin olmak; haccın farz olduğunu bilmek; yol [...]
Bilindiği gibi, 1878 tarihli Berlin Andlaşmasının 61. Maddesine göre, Vilâyâtı S itte denilen Erzurum, Diyârbekir, Sivas, Harput=El-Aziz, Van ve Bitlis’de bulunan Ermeniler lehine Osmanlı Devleti bazı ıslâhat yapmak mecburiyetindeydi. Büyük devletler de bunu takip edeceklerdi. Maalesef Osmanlı Devleti’nin her yerinde olduğu gibi, buralarda da Ermeniler tahrik ediliyordu. Tahrik edilen Ermeniler Müslümanları katliama tabi tutmaya başladılar. [...]